İndirmek için tıklayınız
Devamlı artan dünya nüfusunun tarımsal beslenmesi sözkonusudur. Bu da ancak humus bakımından zengin ve sağlıklı topraklar ile mümkündür. Buna rağmen, toprak sürekli hiçbirşey alamayıp,gübre ve nitrojen alırsa bu dopinge benzer ki siz yüksek verim alırsınız fakat pahalı kaynaklar elde edersiniz.Bunun, zirai olarak açıkça manası toprağın pahalı humus tabakası ve kalitesi demektir.Toprak içinde bulunan binlerce yıllık kalıntılar metabolik sistemlerinden geçerek bitkiler için yararlı aerob toprak bakterileri oluşturulur.Tarımsal kimyasallardan dolayı bu bakteriler azalmaktadır.Tabi ki besinlerin büyük çoğunluğu hasat döneminde toprağa geri döndürülür. Fakat önemli olan toprağın kendi kendine yaptığı yardımdır.Bu da şu demektir ki, toprak içerisinde sayılan milyarlarca yararlı bakteriler toprakta humuslandırma işlemi yaparlar.
Bunlar bitkilerin ihtiyaç duyduğu nitrojeni hazırlamakla kalmayıp aynı zamanda bitkilerin ihtiyaç duydukları birçok elementide topraktan sağlarlar. Bir bitki başlıca olarak karbon, hidrojen ve nitrojenden oluşur.Bitki karbonu fotosentez yoluyla havadaki karbondioksitten alır ve oksijen olarak geri verir.Fakat havada %78 oranında nitrojen olmasına rağmen bitki havadan nitrojeni alamaz.Bitki nitrojeni toprakta bulunan gübre, amonyum, nitrat vb bileşiklerden alır. Bu yüzyılın başlangıcından beri topraktaki bulunan bileşiklerdeki formata uygun ucuz ve sentetik nitrojen üretilemiyordu. Şu an bitki tarafından direkt emilen sentetik üretilen nitrojen toprağa ilave ediliyor.Böylece bir elimizde böyle bir imkan varken diğer taraftan da bunun aşırı kullanımının sağlıklı yaşama etkilerinin neler olacağı soruları gündeme gelmektedir.Kanser vakalarının artması pahalı ve çözümsüz birçok hastalıkların ortaya çıkması bunların kötü sonuçlarıdır.
Çiftçiler daha fazla ürün elde etmek için tarlalarında fazla fazla nitrojen kullanırlar.Gereğinden fazla nitrojen kullanarak maliyetlerini düşürüp daha fazla ürün elde edeceklerini zannederler.Bu konuda yapılan uyarılara rağmen fazla kullanılan nitrojen yağmur tarafından yıkanarak göllerde ve yeraltı sularında son bulur. Nitrat tarafından kirletilen yeraltı suları ve göller kötü sonuçlar ortaya çıkarır.Fakat verilen zarar bununla sınırlı kalmaz yararlı bakterileri güçlendiren Azotobakterileri de çok azaltır ve bugünlerde çok zor bulunuyor.Öyle ki yaşamdan once 1 cm sağlıklı toprakta bulunan bakteri sayısı 1 milyon iken günümüzde 80 civarındadır.Bitkiler tarafından bakterilerin emilmesi ve nitrojenin aşırı kullanılması bakterileri öldürür.
tükendi. 500 milyon insan çöllerde yaşıyor.Bu Avrupa’nın 5 katı demek.Çöllerde yaşayan insanlar suyu tutumlu kullanmayı biliyor. Ürdün nehrinin yerinde yeller esiyor.Her 10 nehirden biri denize karışmıyor.Lut nehri her geçen gün azalıyor.Kuraklıktan etkilenen ülkelerin en başında Hindistan geliyor. Artan nüfusu nedeniyle 50 yılda en fazla etkilenecek ülkelerden biri. 21 milyon kuyu kazılmış durumda. Muson yağmurlarını bekliyorlar. Dünyanın % 6’sını bataklıklar oluşturuyor. Bu bataklıklar suyun adeta süngerleridir. Bataklıkların kurutulması 2 milyar insanı etkileyebilir. Son yüzyılda bataklıkların yarısı kurutuldu. Binlerce yılda oluşan Humus yok olmuş durumda. Doğa her şeyiyle birbirine bağlı: Su-Hava-Toprak-Ağaçlar…
Çözüm ise organik nitrojendir. Organik nitrojen bitki kalıntılarını içerir ayrıştırmaz ve amonyum nitrata dönüşür.Boş işe yaramaz işlemler devre dışı bırakılarak toprakta yararlı nitrojen yığınları oluşur. Bozuk işlemlerin devre dışı bırakılması direkt olarak humus tabakasının kaybını azaltır.Bu bilgi bilinir ve kabul edilir. Günümüzde modern tarım ülkeleri, sentetik nitrojenin kullanımı hakkında sıkı düzenlemeler yapmıştır. Humus tabakasının oranını arttırmak için tarlalarda doğal gübreleme ve kompost toprak kullanılmaktadır.Bunun için geç kalınmamıştır ama hala çok geç değil.
Ormanlar Karbonu tüm atmosferden daha fazla barındırır. Ağaçlar biyolojik yaşamın devamıdır. Amazon 40 yılda %20 oranında küçüldü. Burada soya fasulyesi üretiliyor. Üretilen bu ürünler Avrupa ve Asya da ki çiftlikler ve kümeslerde kullanılıyor. Madagaskar da büyük yarıklar oluşuyor ve erozyonla yok oluyor. Doğaya yapılan bu saldırıların dünya iklimine olumsuz etkileri olmuştur.1920 den beri suni fosfat ve nitrojen gübreleme fiyatları oldukça aşağılara düşmüştür.Sentetik pestisit cephanelikleri inşa edilip daha fazla tohum üretim değişkenleri yetiştirilerek nüfus patlamalarına ilişkin üretimi yapıldı.Bu gelişmeler belirli bir noktaya kadar geldi, fakat yapacağı ters etkilerden dolayı devamına daha fazla izin verilmedi.
Organik maddeler başka bir değişle karbon bileşimleri oksijeni içine çeker,karbondioksit açığa çıkarır böylece sıcaklık artar, amonyum nitrat salgılanır.Bunlar bitkiler tarafından kullanılır.Ayrıca bunlar birçok farklı mineral ve mevcut elementleri yapar.Böylece sonuç olarak organik yetiştirilen bitkilerin tatları çok daha iyi olur. Çünkü toprağın sıcaklığı ve doğal nitrojenin mevcut olmasından dolayı bitki köklerinin daha sağlıklı , daha güçlü olmasını sağlarlar ve lezzetli mahsül elde edilir.Aynı zamanda humus üretimi arttırılmış olur.
Yaklaşık 160 yıl once dünya nüfusu sadece 1 milyarın üzerindeydi.Nüfustaki kişi başına 2200 kalorilik yiyecek üretimi yeterliyken 6 milyar üzerindeki nüfusa yeterli değildir.1950 den beri tohum üretimi üç misli artmıştır. 19 y.y ortalarından başlayarak tarım modernize edildi ve geniş araziler sürülebilir alanlara dönüştürüldü.Yağmur ormanları büyük oranda açıldı , bataklıklar kurutuldu. Fosil su rezervler
Son yıllarda geniş arazilere yağmurun oldukça az düşmesi ve kuraklıkların her yıl ürünleri yok etmesi yiyecek üretiminde çok büyük riskler getirmiştir. İnsanlar şehirlere göç ediyor. 50 yıl içerisinde nüfustaki zengin fakir uçurumu tam 3 katına çıkacak. Bu eşitsizlik daha ne kadar devam edecek. Dünya nüfusunun 6/1 i güvensiz sağlıksız ortamlarda yaşıyor. Açlık 1 milyar insanı etkiliyor.
Tüm bunların sebebi: Karbon Döngüsü Atmosferi ısıtacak Karbondioksit salınıyor ve dünyanın iklimsel dengesini bozuyor. Küresel ısınma ve kıta uzuvları eriyor ve 2030 yılında kaybolma tehlikesi olası. Isınma süreci giderek hız kazanıyor. İklim değişikliği doğanın dengesini bozuyor. Canlı türlerinin 4/1 i yok oluyor. Gronland buzulları eriyor. Açığa çıkan tuzlu su Dünyadaki tatlı suya karışmış durumda. Buzulların ısınmasıyla oluşan suların okyanus sularına karışması sonucu her şeyin dengesi bozuluyor. Mercanlar %30 yok oldu. Atmosferdeki rüzgârların yönleri değişiyor. Bunun sonucunda sular 7 metre yükselecek. Tuzlu su içme sularına karışacak ve göç başlayacak. %70i sahillerde yaşayan nüfus nerde yaşayacak?
Birleşmiş Miletlerin yaptığı tahmine gore dünya nüfusu 2050 yılında 9 milyarın üzerinde olacağından bugünkü tarımsal üretimin iki katına çıkarılması gerekmektedir.Bundan dolayı ikinci yeşil devrime ihtiyaç duyuyoruz.
BİZ NEREDE OLURSAK OLALIM BU HEPİMİZİN PAYLAŞTIĞI BİR SERVET!
Neden ?
Sentetik fosfat ve nitrojen gübreler sadece ürünün yetiştirmesini değil ayrıca aşağıda sıralanan istenmeyen
etkileri bitkilerin topraktan daha kolay besin almasını sağlar.
1. Bitkiler besinleri yüzeye yakın kısımdan aldıklarından daha fazla ve sağlıklı büyüyemez kökleri derine inmez.
2. Humus düzenleyici ve doğal nitrojen üreten bakteriler sürekli olarak azalırve bitki bakterilerin nitrojenlerine ihtiyaç duymadığından dolayı toprak kaybı ve humus tabakasının bozulması sonucu ortaya çıkar.
3. Bitkiler temel doğal elementleri sağlayamaz .Bundan dolayı bitkilerin bağışıklık sistemleri zayıflayarak hastalıklara ve mantari enfeksiyonlara daha duyarlı hale getirir, pestisit ve tarım ilaçlarının kullanımı artarak ürünlerin kalitesi düşmüş olur.
4. Yapılan araştırmalar doğru, İstatistikler doğru, Matematik doğru, Yol belli, zaman hızla daralıyor.